Kırkpınar Tarihçe ve Efsanesi

Sanal kütüphaneye göz atmak ister misin?


Başlangıcı Edirne’nin fetih tarihi olan 1361 yılı olarak kabul edilen Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri yüzyıllarca kuşaktan kuşağa aktarılarak günümüze ulaşan büyük bir spor ve kültür etkinliğidir.

Tamamen Türklere özgü olan yağlı güreşin tarihi daha eskilere, doğudan batıya göç eden Türklerin Bizanslılarla karşılaşmalarına dayanır.

Batının kültür değerlerinden etkilenen, kendi değerleriyle bu değerleri birleştirip yeni değerler yaratmayı başaran Türkler, Yunanlı ve Bizanslıların yağlanarak yaptıkları bir tür güreşi, “Karakucak” güreşine uygulayarak kendilerine özgü yepyeni bir güreş türü geliştirmişlerdir.

Rumeli ve Trakya’da ilk yerleşen Türkler IX. ve X. Yüzyılda Peçenek Türkleri’dir. XI. yüzyılda Bizans’a akınlar düzenleyen Peçenekler, yenilmeleri üzerine Hıristiyan olmaya zorlanarak Niş, Sofya ve Makedonya’ya yerleştirilir.
İşte tarihçesi Yunan ve Roma usulü güreşlerin yağlanma şeklini Karakucak güreşlerine uyarlayarak Türklere özgü yağlı güreş yapmaları da bu dönemde gerçekleşir.

Yunanlıların ve Rumların alışveriş mekanları olan panayırlar aynı zamanda eğlence amaçlı gösterilerin ve spor müsabakalarının da yapıldığı yerlerdi. X. yüzyılda Peçeneklerin de katılmasıyla bu panayırlar Türk güreşlerinin de yapılmasıyla yeni bir boyut kazandı.

Her yıl Hıdrellez’den 3 gün önce başlaması sebebiyle Hızır-İlyas kültü ile ilişkilendirilen yağlı güreşimiz, Türklerin Rumeli’ye geçişiyle daha da gelişti ve bu panayırlar arasında, “Kırkpınar Panayırı” farklı yönleriyle ön plana çıkarak günümüze, “Yaşayan en eski spor organizasyonu” olarak ulaştı.


EFSANESİ

Türklere özgü olan yağlı güreşin tarihi Asya'dan batıya göç eden Türkler’in Bizanslılar ile karşılaşmalarına dayanmaktadır. Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin başlangıcı Edirne'nin fetih tarihi olan 1361 yılı olarak kabul edilmektedir.

Kırkpınar,Türklerin Rumeli'ye geçişi ile gelişti ve günümüze  ''Yaşayan En Eski Spor''  geleneği  olarak ulaştı.

1346 yılında Orhan Gazi'nin Rumeli'yi ele geçirmek için düzenlediği seferler sırasında, kardeşi Süleyman Paşa 40 askerle Bizanslılar'a ait Domuzhisar'ın üzerine yürür. Baskınla burasını ele geçirirler. Öteki hisarların da ele geçirilmesinden sonra, 40 kişilik öncü birlik geri dönerler ve şimdi Yunanistan'ın topraklarında kalan Samona'da mola verirler. 40 cengaver burada güreşe tutuşurlar. Saatlerce süren güreşlerde, adlarının Ali ile Selim olduğu rivayet edilen iki kardeşin bir türlü yenişemedikleri görülür.

Daha sonra bir Hıdrellez gününde, Edirne yakınlarındaki Ahıköy çayırında aynı çift yeniden güreşe tutuşurlar. Bütün bir gün güreşmelerine rağmen yine yenişemeyen kardeş pehlivanlar, gece boyunca da mum ve fener ışığında mücadelelerini sürdürmeye devam ederler. Ancak solukları kesilerek oldukları yerde can verirler.

Arkadaşları onları aynı yerdeki bir incir ağacının altına gömerek oradan ayrılırlar. Yıllar sonra ise aynı yere gittiklerinde iki pehlivanın mezarlarının bulunduğu yerde gür bir pınar görürler. Bundan sonra halk orada yatanların anısına o yöreye, “KIRKPINAR” adını verirler.alt

Yunanistan'ın Samona köyünün merası içindeki alan asıl KIRKPINAR çayırlıdır. Balkan Savaşları ve Birinci Dünya Savaşı sonunda Kırkpınar Güreşleri Edirne ile Mustafapaşa yolu arasındaki “Virantekke” denilen yerde düzenlenmiştir.

I. Dünya Savaşı sonunda Yunanlı’lar Edirne Vilayeti’ni işgal ettiğinde Kırkpınar Yağlı Güreşleri yapılamadı.

Kurtuluş Savaşı sonrası, 1924 yılında Milli Eğitim Müdürü İsmail Habib Sevük Kırkpınar Güreşleri'nin bugünkü yeri olan Sarayiçi’nde yapılmasına öncelik etti.

Cumhuriyet'ten sonra 1924 yılında ise güreşler Edirne'nin Sarayiçi mevkiinde yapılmaya başlanmıştır.

Kırkpınar Güreşleri 1928 yılına kadar ağaları tarafından düzenlenmiştir. Güreşlerdeki ödülleri ve misafirlerin ağırlanmasını hep ağalar karşılamıştır. Ancak 1928 yılında ülkede meydana gelen ekonomik sıkıntılar nedeniyle ağalığa talip çıkmayınca, güreşlerin organize ve gelenleri ağırlama işi Kızılay ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından üstlenilmiştir.

1946 yılında ise Tarihi Kırkpınar Güreşleri Edirne Belediyesi’nce düzenlenmeye başlanmıştır. Bu yıl da zamanın Belediye Başkanı Tahsin ŞIPKA Kırkpınar Güreşleri'ni Belediye hizmetleri arasına almıştır.

KIRKPINAR'IN YERİ

Tarihi Kırkpınar Panayırı’nın yapıldığı yer bugün Yunanistan sınırları içinde bulunmaktadır. Edirne’den Ortaköy’e giden yol üzerinde bulunan Simavina ile Sarı Hızır Köyleri arasında yer alan çayırlık alandır.alt
Ancak bu bölgede yapılan savaşlar nedeniyle bazı yıllar Kırkpınar yapılamadı. I. Dünya Savaşı sonunda Yunanlılar Edirne’yi işgal edince Kırkpınar Yağlı Güreşleri yapılamadı. İşgal altında İstanbul’da yapılan güreşler ise asla Kırkpınar’ın yerini alamadı.
Ulusal Kurtuluş Savaşı sonrasında 1924 yılında bir güreş tutkunu olan Milli Eğitim Müdürü İsmail Habip Sevük, Kırkpınar Güreşleri’nin bugünkü yeri olan Sarayiçi’nde yapılmasına öncülük etti.
Sarayiçi, Sultan II. Murad ve oğlu Fatih Sultan Mehmet’in yaptırdığı dillere destan, “Yeni Saray”ın bahçesidir. Saltanatın en güzel günlerinin yaşandığı bu bahçe, büyük üzüntülere de sahne olmuştur. 1877-1878 Osmanlı-Rus Harbi sırasında içindeki cephanenin imhası nedeniyle yok olan Saray’ın kalıntılarının bulunduğu bu yer Balkan Savaşı sırasında açlık ve salgın hastalıklar nedeniyle şehit olan binlerce şehidimizin acısını içinde barındırır.
Sarayiçi, Kırkpınar müziğinin namelerindeki hüznü ve coşkuyu içinde barındıran bir mekandır.
1928 yılına kadar eski geleneği devam ettirerek Ağalar tarafından düzenlenen Kırkpınar, 1928 yılında ülkede meydana gelen ekonomik sıkıntılar nedeniyle Ağalığa talip çıkmayınca, Kızılay ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından üstlenilmiştir.
1946 yılından itibaren de Edirne Belediyesi tarafından düzenlenmeye başlamış ve Belediye Başkanı Tahsin Şıpka tarafından Belediye hizmetleri arasında yer almıştır.

Konuyu Paylaş :