Ahiret
Sanal kütüphaneye göz atmak ister misin?
Bütün dinlerde, dünyada işlediği amellerden dolayı insanın hesaba çekileceği ve
amelinin karşılığını göreceğini inancı bulunmaktadır. Bu inanç, Yahudilik, Hıristiyanlık
ve İslam’ın inanç esasları arasında yer almaktadır. Bütün dinlere göre, insanın ahiret
hayatındaki durumu dünya hayatında yaptıkları iyi veya kötü davranış ve sözlerle
değerlendirilir. Dinler, ahiret hayatında, insanların karşılaşacakları ceza ve ödüllerden
sık sık bahsederek, dünya hayatında iyi amellerde bulunmayı öğütler. Dünya hayatının
geçici, ahiret hayatının ise sonsuz olduğuna inanan mümin kimseler, inandıkları dinin
uyarı ve öğütleri çerçevesinde kötülüklerden kaçınan, güzel ahlak sahibi bir birey
olmak için gayret gösterirler. Ahiret inancının yaptırım gücüne hemen hemen bütün
dinlerde rastlanılmaktadır. Örneğin, Budistler, ebedi saadet yurdunu elde etmek için
hayatın her alanında doğru olmaya çaba gösterirler. Bu da onları, zina, hırsızlık, cinayet
ve hayvanlara zarar vermek gibi bütün kötü davranışlardan uzaklaştırır.
Yahudi kutsal kitabında ahiretin varlığı ve ahirete inanmanın gerekliliği hakkında
çok net bilgiler yoktur. Ancak, Yahudi din bilginleri rabbiler, ahiretin varlığına inanmayı
bir iman esası olarak kabul etmiştir. Yine ünlü Yahudi bilgini Maimonides, iman
esaslarının içine ahirete inanmayı da eklemiştir. Ancak, bu durum bütün Yahudileri
kapsamamaktadır. Yahudilikteki ahiret alemi, içinde yaşanılan alemin yenilenmiş
halidir. Ahirette cennet ve cehennem vardır. İyiler cennette, ilahi alemin sonsuz nimetlerini
tadacaklar, kötüler ise cehennemde acı ve ıstırap çekeceklerdir.
Hıristiyanlık’taki ahiret anlayışı ise; İsa Mesih önderliğinde kurulacak Tanrı
Krallığı inancına dayanmaktadır. Bu dünya tanrısal krallığın tarlasıdır. Ne ekilirse
ahirette biçilecektir. İnsanları ahirette, Hz. İsa yargı layacaktı r. İyileri yanında alıkoyacak,
kötülükleri ise cehenneme gönderecektir. Luka İncili’nde amellerin karşılığının mezarda
görüleceği iyi kişi ise mezarda rahat edeceği, kötü kişi ise kabirde azap çekeceği haber
verilmektedir. İyiler, sonsuz ebedi yurtta Allah’ı görme şerefine nail olacaklardır.
Ahiret inancı, İslam dininin en önemli inanç esaslarından birini oluşturmaktadır.
Kur’an’da birçok ayette iman etmek ve ahirete inanmak birlikte zikredilmektedir.
Bakara suresi 4. ayette, Allah şöyle buyurmaktadır: “ Allah’a ve ahiret gününe hakkıyla
inanıp iyi işler yapanlar için Rabb’leri katında mükâfatlar vardır. Onlar için herhangi
bir korku yoktur. Onlar üzüntü çekmeyeceklerdir.” İslam’a göre, ahiret hayatı bu âlemden
farklı olup şu anda mevcut durumdadır. Ahiret âlemi, mahşer, cennet, cehennem, sırat
köprüsü gibi kısımlardan oluşmaktadır. Ahiret’te adil bir yargılama sonucunda ceza ve
mükâfatın hak olduğuna inanılmaktadır. İyi davranışları çok olanların cennete, kötü
davranışları çok olan ve Şeytan’ın yolundan gidenler ise cehenneme gidecektir.
Hint dinlerinde ahiret inancı ise, karma ve defalarca dünyaya gelme (tenasüh/
reenkarnasyon) inancıyla bağlantılı bir inançtır. Bu inanç sistemine göre, tam olgunluğa
erişmemiş kimseler öldükten sonra başka bir hayat yaşamaya devam ederler. Tüm hint
dinlerinde bu inanç merkezi bir öneme sahiptir. Kişi öldükten sonra hesaba çekilir.
Hinduların kutsal kitaplarında, kişinin amellerinin terazide tartıldığı, kişi iyi amellerde
bulunmuşsa ödüllendirileceği, kötü amellerde bulunmuş ise cezalandırılacağı belirtilmektedir.
Budistler, kişinin amellerinin Hindu ölüm tanrısı Yama’nın yargı odasında tartıldığına
inanırlar.
